Benim aldığım enerji ve adrenalini, çevremdekiler de hissetsin isterim hep. Ama birine “koşmuyor musun?” diye sorduğumda aldığım en sık cevaplar: “Yok ya ben koşamam, tıkanıyorum”; “en fazla 10 dakika koşabiliyorum, sonra olmuyor” ya da “koşacak yer mi ya!” Bu cevaplar tanıdık mı? Bu cümleler bence bahane olmamalı. Herşeyin bir çözümü var!

Yeni başlayanlar:
Koşmak bir nevi hızlı adım atmak değil mi? Yürüyebiliyorsak, elbette koşabiliriz. Önemli olan saatlerce koşmak değil elbette. Belirli bir tempoda ve belirli bir süre “hızlı adım atabilmek”. İşte bu nedenle, bir eşofman bir spor ayakkabı çekip, yürüyüşe çıkıyorsanız, pekala koşabilirsiniz. Çabuk yoruluyorum diyorsanız da, cevabım: tabiki yorulacaksınız! Biz bir maratoncu değiliz. 10 adımla başlar, 1000 adım olur, sonra bir bakmışsınız 10000 adım koşabiliyorsunuz (tahmini 10000 adım 5km denebilir). Bu nedenle, yorulduğunuz anda yürümeye başlayın, dinlenince tekrar hızlanın. Hiç de zor değil!

zordegil

10 Dakika Koşabilenler:
1-2 Km koşabiliyorum, sonrası gelmiyor diyorsanız, bunun da çözümü var elbet. Her koşunuzda, 100 mt daha fazla koşmayı deneyebilirsiniz, ya da her haftaki koşunuza 200 mt eklemek de bir çözüm olabilir. Tabiki bir anda 5km koşamazsınız ama 3-4 ayın sonunda belirli bir tempoda 5 km koşmak hiç de zor değil!

Mekan bulamayanlar:
Sokaklarda yürüyebiliyorsanız, elbette koşabilirsiniz de! “Yürüyünce kimse bakmaz ama koşarken bakabilir” diyorsanız da, cevabım hazır: Biz yapmazsak kim yapacak? İnsanlar her türlü şeye alışabilir, sizin koşmanıza da!

Zaman Bulamayanlar:
Çok yoğun çalışıyoruz, hangi ara olacak diyenler için de elbet bir cevabım var. Haftasonları! Çok çalışınca erken kalmak istemez kimse ama bir kez deneyince ve üstüne de sağlıklı bir kahvaltı yapınca, tüm hafta kendinizi daha iyi hissedeceğinizden eminim. Denemekte fayda var.


 

Reklamlar