Son zamanlarda en çok duyduğum soru, “Ben de koşmak istiyorum ama koşamıyorum. Ne yapmam lazım?” dersem abartmış olmam. Daha önceki yazılarımda da çokça bahsettim, ancak bu yazımı bu konuda toparlayıcı bir yazı olarak yazmak istedim. Ben profesyonel bir koşucu değilim, sadece belirli bir süre ve belirli bir tempoda koşabiliyorum. Son zamanlarda, “ben de yapmak istiyorum ama yapamam ki çünkü…” cümlelerini ve bahaneleri çok duyar oldum. Bu bahaneleri bir araya getirdim ve tüm bahaneleri tek seferde çürütmek istedim. Bu yazıyı okuduktan sonra, bahanenizin kalmaması dileğiyle!

2014-08-01 08.55.12-2

Başlamayı düşünme aşaması
Koşuya başlamayı düşünme aşaması iki biçimde olabilir. Ya kendinizi çok hazır hissedip, hemen kıyafetleri çekip koşmaya başlar ve sonunda bir iki denemeden sonra bırakırsınız, ya da uzuuunca bir süre “koşmak istiyorum ama yapabilir miyim ki” diye düşünür durursunuz. İşte her iki durum içinde de olsanız, en sık karşılaştığım durumlar:

  1. Fiziksel olarak hazır değilim: Bunu en iyi tabi ki siz bilirsiniz. Bunu bir bahane değil, bir ön koşul olarak görüyorum. Fiziksel olarak rahatsızlığınız yoksa koşmanıza bir engel yok. Koşmak, fiziksel olarak tüm vücudumuzun çalıştığı bir spordur. Her ne kadar en çok bacaklarımız çalışsa da, aslında kollarımız ve karın kaslarımız da bacaklarımıza destek olmak ister. Bunun dışında da en çok akciğerlerimiz ve kalbimiz bize performansımız hakkında bilgi verir.   Bu nedenle, her hangi bir yerinizde bir sorun varsa, ya da olduğunu düşünüyorsanız mutlaka bir doktora gitmeli ve probleminizle ilgili önceden tedavi olmalısınız. Sigara kullanıyorsanız, koşarken oksijeni alamadığınızı ve tıkandığınızı hissedersiniz, bu nedenle sigarayı bırakmanızı tavsiye ederim. Kalbinizde bir problem varsa, mutlaka kontrollerinizi yaptırmalısınız. Ritim bozukluğu, çarpıntı gibi problemleriniz varsa, doktor tavsiyesine uymalısınız. Yoksa, koşarken kendini sakatlayanlar kervanına katılır, başlamadan kariyerinizi sonlandırırsınız. Ama bir problem yoksa fiziksel olarak hazırsınızdır.
  1. Zamanım yok: En sık karşılaştığım yakınmalardan biri de bu: Zamanım yok. Çokça karşılaştığımız bir söz vardır; “Bir saat bir gününüzün sadece %4ü”. Böyle düşününce, ne kadar az değil mi? Hadi diyelim bir saat değil de yarım saat olsun; %2! Daha sağlıklı, da dinç olmak için %2 çok mu? Bence değil! Ki zaten, eğer siz bir yeni başlayansanız, ilk hedefiniz 30 dakika boyunca hiç durmadan koşmak olacak. Buna ek olarak da, “hafta içi çok yoğunum, sabah/akşam vaktim yok, hafta sonu da uyumak istiyorum, sabah yapamam” gibi bahaneler üretebilirsiniz. Dediğim gibi bunlar sadece “bahane”. %2lik zamanı kendi bedeniniz için ayıramayacak mısınız yani? Uykuya yarım saat daha erken yatarsanız, bu bahane de ortadan kalkar.
  1. Uygun kıyafetim yok: Bu cümle en sık karşılaştığım bahanelerden bir diğeri. Unutmayınız ki, siz maratoncu olmayacaksınız. Amacınız sadece 30 dakika boyunca koşabilecek hale gelmek. Elbette uygun kıyafet almanızı isteriz, ama ilk aşamada, uygun bir ayakkabı, sizi çok terletmeyecek, nefes alan, çok pahalı olmayan kıyafetlerle işe başlayabilirsiniz. Koşu ayakkabısı seçimiyle ilgili daha önce yazmış olduğum yazıya da bir göz atabilirsiniz. Zamanla, size uygun kıyafetler seçersiniz ama önce bu işi yapıp yapamayacağınıza bir karar vermelisiniz.

2014-07-16 19.44.03 HDR

İlk koşulardan sonra pes etme aşaması
Koşmaya başladığınız ilk gün. Kıyafetlerinizi giydiniz ve çıktınız. Bir de baktınız ki 5 dakika sonunda işler iyi gitmiyor.

  1. Ya benim nefesim kesiliyor: Aa öyle mi? Ne tesadüf benim de. Nefes kesilmesi diye düşündüğünüz şey, sık nefes almaktan kaynaklanan, nefes alamadığını hissetme durumudur. Koşuyorsunuz, nefes kesilmesi normal bir durum. Bu durumda yapacağınız şey, yavaşlamak. İlk başlarda, bir sprinter kadar hızlı koşmaya çalışırsanız nefesiniz kesilir tabi. Onun yerine sabırlı olmalısınız. Yavaş yavaş, her koşuda bir miktar daha hızlanarak bu işi yapmalısınız. Örneğin, ilk başlarda 30 dakika boyunca, 1 dakika yürüyüş, 1 dakika yavaş tempoda koşu gibi çalışmalısınız. Zamanla, 1 dakika yürüyüş 2 dakika koşu olur, sonra bir bakmışsınız 30 dakika boyunca koşuyorsunuz. Bu noktada gerçekten en önemli şey sabırdır. Kendinize zaman tanıyın. Örneğin, hayatta hiç koşmadıysanız, 2 ay boyunca, her hafta 3 gün antrenman yapın ve koşabilme miktarınızı arttırın. 2 ayın sonunda bu işi yapabildiğinizi göreceksiniz.
  1. Ben hızlı koşamıyorum: Ben de hızlı koşamıyorum ki. Ben de çok isterdim istediğim tempolarda uzun süre koşmayı ama işte isteyince değil çalışınca oluyor. Bu yazıyı yazarken, ilk koşuya başladığımdaki mesafeme ve süresine baktım. 16 Nisan 2012, 4.35Km 35 dakika. Şu anda 35 dakikada 6km, hatta yarıştaysam daha da fazlasını koşabiliyorum. Ve benim bunu yapabilmem için aradan 2 yıl geçti. Benim gibi spor geçmişi olmayan, zaman zaman ufak sakatlıklar geçiren biri için gayet makul bir süre. Demem o ki, amaç hızlı koşmak değil, koşmak. Emeklemeden yürümeye çalışmak gibi bir şey bu bahane. O nedenle bunu unutun. Hırslarınıza yenik düşmeyin, sabırlı olun.

2014-07-20 08.43.36

Bırakmak için genel bahaneler uydurma aşaması
Son olarak da koşmanın ne kadar sıkıcı olduğu ile ilgili bahanelere değineyim.

  1. Tek başıma koşmak sıkıcı: İşte bu doğru bir bahane olabilir. Yakaladınız! Ama kaçamadınız. Eğer büyük şehirlerden birinde oturuyorsanız, gayet güzel koşu grubu bulabilir, onlara katılabilirsiniz. Küçük şehirdeyseniz de, size yakın bir parka gittiğinde, etrafta yürüyen, koşan insanlarla karşılaşabilir, onlarla sohbet edip, kendinize bir koşu arkadaşı bulabilirsiniz. En son ihtimal de, bir arkadaşınızı ikna edin. Arkadaşınıza ne kadar faydanız dokunacağını bir düşünün. Hem de sıkıntınız geçer.
  1. Koşmak genel olarak çok sıkıcı, çok anlamsız: İşte en vurucu bahane. Ben öyle düşünmüyorum ve sizi ikna etmek için koşunun faydaları hakkında başka bir yazı yazabilirim. Burada tek söyleyebileceğim şey ise, bir kere başlayın, 2-3 hafta denemeler yapın, hala böyle düşünüyorsanız o zaman başka sporları deneyin. Ama sonunda, bu sporlar da sıkıcı gelebilir. Örneğin yüzme de çok faydalı bir spor ama havuzda git gel sıkıcı ve anlamsız. Bisiklete binebilirsiniz, ama bir yerden sonra o da sıkıcı gelebilir. Burada hedef koymak en önemli nokta. Bir hedef belirleyin, “Ben 1 ayın sonunda 1 km hiç durmadan koşabilmek istiyorum” güzel bir hedef ve böyle koşmak da anlamlı hale gelir. Bu sadece koşu için değil, tüm sporlar için böyle. Bir amaç varsa anlamlı hale gelir.

2014-08-02 19.45.30-2

Benim en sık karşılaştığım bahaneler bunlardı. Sizin bahaneniz bunlar arasında mı? Değilse bana yazın, sizin bahanenize de çözüm bulayım hem de yazıya ekleyeyim.

Şimdi yavaştan, koşuda giyeceklerinize karar vermeye başlayın.

Sağlıkla!

Reklamlar