“Koşmasaydım Yapamazdım”

Bu yıl, doğum günümde 32 yaşıma bastım (ve neredeyse 1 ay oldu!). Çok sevgili eşim, doğum günümde bana ilk sürprizi yaptı ve bana hiç beklemediğim ama çok istediğim Nike+ GPS Sport Watch hediye etti. Bu hediye, aldığım en güzel hediyelerden biri oldu benim için. Günlerdir kullanıyorum ve sanırım aramızda duygusal bir bağ da oluştu. Merak edenler için, haftaya saatle ilgili deneyimlerimi yazacağım.

2014-08-22 20.52.25-1

Koşu aracılığıyla tanıştığım çok sevgili koşu arkadaşlarım da, bir koşu sonrası bana başka sürpriz yaptı. O gün çarşamba koşumuz, en kalabalık koşumuzdu. Koşu bittiğinde hava kararmış ama biz de ODTÜ Devrim Stadyumu’na varmıştık. Doruk bize esneme hareketleri yaptırırken, birden etrafıma baktım; “Sevgi nerde, Tuğrul nerde, Okan nereye gitti” soruları arasında, kapıdan üzerinde mumlar olan bir pasta girdi. Bu güne kadar birçok sürprizi tahmin etmiş olan ben işte bunu tahmin edememiştim. Ve sanırım biraz gözlerim dolmuş olabilir.

2014-08-27 22.55.34

O hafta sonu ayrıca görece kalabalık bir ekip olarak 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Abant’a gittik. Orada da Sevgi bana üçüncü sürprizi yaparak, Haruki Murakami’nin “Koşmasaydım Yazamazdım” kitabını hediye etti. Birkaç gün içinde okumaya başladım ve okudukça aslında yazarın bir erkek olmasına rağmen, deneyimlerinin arkasında yazanların aslında tüm koşanlar için geçerli olduğunu düşündüm.

2014-09-08 14.10.50

Kitabı okuduğumu söylediğim ve okuduğunu söyleyen arkadaşlarım, kitaptan etkilendiğini ve kitapta bahsedildiği gibi Atina’da, orijinal Maraton rotasında koşma hissi uyandırdığını söyledi. Ben kitabı okurken farklı noktalarda, farklı şeyler hissettim.

Murakami, 60larında olan bir yazar. Zamanla birçok şehirde koşmuş, triathlon yapmış ve bir kez de ultra maraton koşmuş. Tabi bu durum kendisine olan saygımı kitabı okudukça arttırdı. Ama beni en çok etkileyen, kitabın farklı yerlerinde, yaşı ilerledikçe düşen performansına olan yaklaşımı oldu. Önceleri 3:30 gibi bir hedefle maraton bitirmeyi hedeflerken, zaman geçtikçe 4 saate çıkan performansını nasıl kanıksadığını okuyoruz.

Yazar 39.sayfada, koşunun avantajlarını anlatırken, koşunun ne kadar da kolay yapılabilir bir spor olduğunu anlatıyor. Örneğin, koşmak bireysel bir spordur. “Oyun” içeren sporlara göre daha kolaydır çünkü yapmak için kimseye ihtiyaç duymazsınız. Diğer bireysel sporlara göre malzemesi ve mekân gereksinimi de daha basittir; yüzme sporu gibi bir havuza ihtiyaç duymazsınız, her yer sizin için bir antrenman sahasıdır diyordu.

Kitabın bir noktasında da, aslında koşmak için ciddi bahane üreten, her söylediğinize karşı çıkan insanları koşmaya ikna etmeyin diyordu. Aslında ne kadar doğru dedim! Çünkü bir şeyi yapmamak için bahane üretenler, o işi hiç yapmak istemiyor demektir. Zaten koşu herkes için uygun bir spor değildir diyordu. Uzun zamandır çevremdeki insanları ve hatta belki de tanımadığım insanları ikna etmeye çalışırken, ben sadece Murakami’nin bahsettiği avantajları sıralıyorum. Hâlbuki belki de koşu karşımdaki insana göre bir spor değil. Evet, koşmak bir çeşit hızlı adım atmaktır ama bir süre sonra hızlı adım atmak size yetersiz geliyorsa ve “aslında 5Km koşabilirim” ya da “ben de interval yapabilirim bir gün” diyebiliyorsanız anlamlı olmaya başlar. Yani aslında, her ne kadar basit gözükse de, bir noktadan sonra disiplin gerektirir. İşte bu noktada, daha önceki koşulara katılan arkadaşlarıma da söylediğim gibi, aslında “herkes kendi kendisinin antrenörüdür” ve aslında öyle de olmalıdır.

Kitap çok farklı noktalarda farklı biçimlerde insanı motive ediyor. Aslında daha uzun yazmak isterdim ama telif haklarını da ihlal etmek istemiyorum. Bu nedenle, bu yazıyı koşmanın bana kazandırdıkları ile sonlandırmak istiyorum:

“Koşmasaydım Yapamazdım” dediklerim:

  • Öncelikle başka bir mesleğim olmasına rağmen bu blogtaki yazıları yazamazdım
  • Birbirinden iyi ve güzel insanlarla tanışamaz, onlarla koşamazdım
  • Gitmediğim güzel doğaya sahip yerleri keşfetmeyi isteyemezdim
  • Her gittiğim yere koşu ayakkabılarımı taşıyamaz, keşfetmek için fırsat yaratmaya çalışamazdım
  • Çevremdekilerin koşmak için motivasyon kaynağı olamazdım
  • Ve sağlıklı yaşamaya çalışmayı hayatımın parçası haline getirmeye çalışamazdım

Bu liste uzayıp gidebilir. Herkesin “yapmasaydım yapamazdım” dediği şeyler elbette vardır. Ben de sizin “koşmasaydım yapamazdım” dediklerinizi merak ediyorum. Yazın paylaşalım.

Sağlıkla ve koşuyla!

Reklamlar