Bir koşucunun en önemli malzemesidir koşu ayakkabısı. Bugüne kadar, koşularımızda birbirinden farklı ayakkabılar denedik. Neredeyse her markadan bir ayakkabımız oldu. Örneğin Armağan patika koşusu için Columbia ayakkabı tercih ederken, yol koşuları için Nike tercih ediyordu. Çamursa Columbia, asfalt yol ise Nike!

Puma ekibi Kasım ayında bizimle iletişime geçip ayakkabılarını denememizi istediğinde, internetten izlediğimiz bir kampanya videosu bizi çok etkilemişti. Söylenene göre, Mobium modeli hem kısa hem de uzun mesafeler için uygun bir yapıya sahipti. Üstelik ekibin bize söylediği, Mobium modeli bizim gibi çoğu zaman asfaltta koşanlar için de çok uygundu. Aşağıda bahsettiğimiz videoyu görebilirsiniz.

http://www.youtube.com/watch?v=nFxHzDabRN4

Biz de “koşu kadınları” olarak bu söylenenlerin doğruluğunu test etmeye karar verdik. İstanbul Maratonu fuarında, Puma standına giderek, sıcak bir karşılama ve sohbet eşliğinde, Mobium model ayakkabıyı ayağımızda ilk kez denedik ve bizler için hazırlanmış ayakkabıları teslim aldık. Bu bizim için bir ilkti. Zira ikimiz de daha önce Puma marka koşu ayakkabısı kullanmamıştık.

Öncelikle her ne kadar bu ayakkabı bize Puma tarafından hediye edilmiş olsa da, burada yazacağımız tüm görüş ve fikirlerin bize ait olduğunu ve burada gerçekten bağımsız bir değerlendirme yapmaya çalıştığımızı belirtmek isteriz. Biz profesyonel koşucular değiliz; ama düzenli antrenman yapan, koşmayı seven ve çoğu zaman asfalt zeminde koşan “koşu kadınlarıyız”. Bu nedenle, naçizane deneyimlerimizi ve ürünler hakkında yorumlarımızı bu gözle okumanızı isteriz.

01

Tabii ki ayakkabılar hakkında ilk anda yorum yapmak bizim için pek gerçekçi olmazdı. Ayakkabılara aktif bir deneme süresi tanıdıktan sonra bu yazıyı yazmanın daha uygun olacağını düşündük. Şu an itibari ile Mobiumları yaklaşık 1 aydır kullanıyoruz ve onlarla yaklaşık 100’er kilometreyi geride bıraktık. Bunu yaparken aynı zamanda ayakkabıları hemen her çeşit parkurda denedik. Onca kat edilen yoldan ve akan terden sonra artık bu değerlendirmeyi yapmanın zamanı geldiğini düşünmekteyiz.

İlk Deneyim
Mobium’u ilk giydiğimizde, daha önceki ayakkabılardan farklı bir yapıda olduğu anlaşılıyordu. Daha önceden giydiğimiz Nike’ın Lunarlon ve Pegasus model ayakkabısıyla kıyasladığında yükseklik farkını hemen hissediyorduk. Aslında alışkın olmadığı bir durumdu bu, çünkü neredeyse “barefoot” (çıplak ayak) yürüyor gibiydi.

Ayakkabılarla ilk koştuğumuz gün, birbirimize “nasıl hissediyorsun” diye sorduğumuzda, her ikimiz de benzer şeyi düşünüyorduk: Ayağımızda ayakkabı yok gibiydi. Bu bizim gibi genellikle yastıklı ve hareket kontrolü sağlayan ayakkabılar kullanan koşucular için garip bir histi. Ayağımız ayakkabının içinde adeta serbest hareket ediyordu. İlk başta bu durumu oldukça yadırgadık. Çünkü hep ayağımızı saran ve koşularımıza şekil veren ayakkabılar giymiştik. Bu duruma sonradan alışmaya başladık ve bunun bizim için bir avantaj olduğunu düşündük. Örneğin, daha önce giydiğimiz ayakkabılar ayağı sıkıca sarıyor. Genel anlamda memnun olmakla birlikte, önceki ayakkabılarımızla kimi zaman çorabın da etkisiyle, ayaklarda hafif şişlikler olmasına yol açıyordu. Mobium ise, Lunarlon’a göre biraz daha hafif ve de daha esnek olduğu için, ayakkabıyı kullandığı süre boyunca böyle bir durumla karşılaşmadık.

Mesafeler ve Denemeler
Mobium’u ilk önce kısa (5-6K) daha sonra da uzun (19-20K) koşularımızda giydik. Yeni ayakkabı aldığınızda onlarla ilk başta kısa mesafeler koşup sonrasında rahat iseniz mesafeleri yavaş yavaş arttırmanızı tavsiye ederiz. Bu sırada hem ayağınız hem de ayakkabı yavaş yavaş birbirine alışacaktır. Yoksa farkında olmadan Sevgi’de olduğu gibi mor tırnaklarınız (runner’s toe) olabilir, yeni ve severek giyeceğiniz bir ayakkabıdan, daha ilişkiniz başlamadan soğuyabilirsiniz!

02

Bu noktada bireysel bir deneyimimden bahsetmek isterim (Armağan). Ben genelde koşarken topuk bastığından (hill strike) bir süredir buna dikkat ederek daha çok ayağının parmak ucuna (foot strike) doğru adımları atmaya çalışıyordum. Aslında bununla ilgili kesin bir doğru olmamasına rağmen profesyonel atletlerin tam ayak (nötr) ya da parmak ucunda koştuklarını biliyoruz ve aramızda ara sıra tartışıyoruz. Aynı zamanda koşarken topuk basmanın bildiğimiz bir diğer dezavantajı da topukta parmakların ve orta ayağın (ayak arkının) sağladığı süspansiyon etkisinin olmaması ve dizlere bu şekilde daha fazla yük binmesi. Ben de bu sebeplerden dolayı ayak basma yüzeyini değiştirmeye çalıştığım için, Mobium’da ayağın etrafında oluşan boşluk sayesinde bunu daha rahat yapabildiğini düşünüyorum. Her ne kadar hala parmak ucu basmaya tam alışmış olmasam da, Nike ayakkabı ile bunu denediğimde biraz daha zorlanıyordum. Daha önce kullandığım Lunarlon’ların ön kısmı biraz daha dar olduğu için, özellikle tempolu antrenmanlarda parmak ucu basmak biraz daha zor olabiliyor.

DSC_1575

Farklı Parkurlar, Farklı Zeminler
Kış mevsimi galiba bir ayakkabıyı denemek için en güzel zaman. Yağmur, çamur, güneş hepsi bir arada olabiliyor. Bu nedenle biz de farklı zeminlerde ayakkabıyı denedik.

Mobium, patika koşuları için hiç uygun değil. Zaten böyle bir iddiası da yok ve ayakkabının çıkış amacı bu değil ama biz yine de onu her ortamda denemek istedik. Bireysel olarak Armağan, bir gün 13K’lık çamurlu ve yağmurlu bir orman koşusunda denedi. Ayakkabının tabanı bu tip zeminler için uygun olmadığı için koşmak, hatta koşuyu bitirmek bile zor oldu. Patikalar için tabanın hem malzeme bakımından farklı ve sert, hem de taban deseninin daha girift biraz daha yeri tutan, derin oluklu bir yapıya sahip olması gerekiyor. Mobium ne yazık ki bu özelleşmeye sahip değil ve dediğimiz gibi zaten üretiliş amacı da bu çamurlu parkurlar için değil. Zaten olsaydı da düz yolda kendisinden aynı performans bekleyemezdik. Aşağıda patika koşularında kullandığımız standart bir ayakkabı ile Mobium’un arasındaki taban farkını görebilirsiniz.

03

Bunun dışında Puma’larımızı birkaç kez de ODTÜ’nün Devrim Stadyumu zemininde denedik. Devrim’in zemini de toprak zemin. Ancak nispeten daha sert ve yağmur yağdığında bazı yerlerde su birikintileri olabiliyor. Birkaç kere gece karanlıkta suyu görmeyip içine tamamen daldığımız oldu. Doğal olarak o dalışlarda içeriye su girdiğini söyleyebiliriz.  Bunun aksine çok yağmurlu günlerde de Mobium’ları deneme fırsatı bulduk ve yağmurda, ayakkabının dışındaki malzemenin yapısı nedeniyle, su geçirmediğini ve kaymayan tabanıyla yağmurda gayet rahat bir koşu yoldaşı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Daha önce bahsettiğimiz Columbia’nın, koşudan çok uzun yürüyüşler için üretilmiş ve sağlamlığı ön planda olan yapı itibari ile daha rijit bir ayakkabı. Yine yukarıda bahsettiğimiz gibi taban yapısından dolayı şimdilik patika koşularında Armağan hala Columbia’yı tercih edecek gibi, ancak yağmurlu asfalt koşularında yeni favorimiz Mobium diyebiliriz.

04

Aslında en başta söylememiz gereken ama en sonda söylediğimiz bir nokta da, ayakkabının rengi ve estetik açıdan göz alıcılığı. Genelde uzun zamandır koşan insanlar olarak performansı yüksek ve rahat olan koşu ayakkabılarının şekil olarak çok iddialı olamadıklarını ve gerçekten modadan çok uzak olduklarını senelerdir görüyoruz. Bunun aksine Mobium günlük hayatta da giyebileceğiniz şıklıkta bir spor ayakkabısı. Özellikle “Pembe” rengini seven “Koşu Kadınları” olarak Mobium’un pembe modeline sahip olmaktan mutluyuz.

05

Özetle, Mobium’un bize göre gerçekten kullandıklarımıza oranla daha rahat, esnek, şık ve hafif bir koşu ayakkabısı. Özellikle kuru ve ıslak asfalt zemin koşucuları için uygun ve koşarken ayağınızı özgür bırakarak bir nevi yalınayak (barefoot) koşuyormuş gibi hissetmenizi sağlayan bir model. Bu doğal koşu hissi sayesinin bizi çok etkilediğini söyleyebiliriz.

Son söz olarak, burada herkesin kendi ayak yapısına ve koştuğu zemine uygun bir ayakkabıya sahip olması gerektiğini yineleyelim. Bizim gibi kısa-uzun mesafeleri bir arada genelde asfalt koşu parkuru sert toprak gibi zeminlerde koşuyor ve nispeten normal (ortopedik bir problem olmayan) ayak yapısına sahipseniz, Mobium’u deneyebilirsiniz.

Diğer koşu ayakkabıları hakkındaki yorumlarımızı Ayakkabılar bağlantısında bulabilirsiniz.

Sağlıklı koşulara!
Armağan & Sevgi

Reklamlar