Geçen gün iş arkadaşlarımla sohbet ederken, aslında yıl dönümünün benim için çok da anlamlı olmadığını söyledim. Gerçekten öyle. Yıllar ilerledikçe yeni yıl kutlamaları sanırım anlamını yitiriyor, rutin bir durum haline geliyor. Şu anda da sadece, çarşambadan perşembeye geçmek gibi bir anlamı var. Ha bir de tatil!

Konu koşmak ve “Koşu Kadını” olunca ise iş biraz değişiyor. Çünkü “Koşu Kadını” henüz 1 yaşını doldurmadı. Ve ben hissediyorum ki artık “Koşu Kadını” için çevremde en az benim kadar heyecan duyan Koşu Kadını arkadaşlarım var. 1 Ocak itibariyle, Koşu Kadını’nın 8. ayı dolmuş olacak. 8 ayda neler oldu şöyle bir bakıp, yeni yıla umutla girmek için, haydi birlikte geçen 8 ayın bir özetini geçelim.

Mayıs 2014
Koşu Kadını sayfası, ilk feminizm kokan yazısıyla yayın hayatına başladı. Aslında amacım sadece aklımdakileri yazmak, kadınları koşmaya motive etmek ve akademik hayatın getirdiği, “bir süre bekleme” sürecini kendimi başka bir işe vererek atlatmaktı. O aralar zaten koşan ve belli bir bilgi birikimine ve deneyimine sahip olduğunu düşünen ben, tamamen amatörce yazmaya başladım.

2014-05-03 09.12.48

Haziran 2014
O kadar heyecanlıydı ki! Çünkü ilk kez biri bana web sayfası üzerinden ulaşmıştı. Biz onunla buluştuk, kahve içtik, yemek yedik. Karşımda aşırı tatlı ve koşmaya istekli bir başka Koşu Kadını duruyordu. Üstelik de o zamana kadar benzer yarışları koşmuş ve neredeyse peş peşe bitirmiştik. (Tabi o benden daha iyiydi). Biz sonra onunla bir gün Eymir Gölü’ne gidip koştuk. Ayrıca ilk koşu duyurusunu da böylece yapmış oldum. O günden sonra da çok yakın arkadaş ve koşu partneri olduk Sevgi ile. Şimdi ise, bir başka Koşu Kadını olarak o benden daha çok çalışıyor! Bu arada da Haziran’da Eskişehir’de 10K koşmuş ancak bir önceki yarışımdan 1 dakika daha kötü bir derece geldiğim için kendimi kötü hissetmiştim.

kosusonu

Temmuz 2014
Yaz geldi ve havalar sıcak. Tabi ben her hafta koşu duyurularına devam ettim “belki yeni koşu kadınları ile tanışırız” diye. Bir ODTÜ mezunu olarak, kampüsün koşmadığım noktasını neredeyse bırakmamıştım. Bir ara haftanın 5-6 günü koşar hale gelmiş ve her gün bir nokta paylaşır olmuştum. Koşu duyurularıma önce arkadaşlarım gelmeye başladı. Benim amacım ise birlikte koşup iyi vakit geçirmekti sadece. Bazen koşulara sadece 2 kişi geliyordu ama ben yine de duyurulara devam ediyordum. Arada da sıcaktan bunalıp yüzmelere gidiyordum. Tabi blog yazılarım da hala devam ediyordu. Ayrıca Koşu Kadını logosuna ilham veren bir de fotoğrafım olmuştu!

2014-05-13 22.11.24

Ağustos 2014
Yaptığım koşu duyuruları yavaş yavaş insanların dikkatini çekmeye başladı. Hala daha çevremdeki arkadaşlarımla koşuyordum ama yeni insanlarla da tanışmaya başlamıştım. Amacım hep daha fazla kadınla buluşmaktı ve bu çağrılardan birine, Mine geldi! Ağustos’ta ise artık Instagram üzerinden yaptığım duyurularla, hiç tanımadığım insanlar gelmeye başladı. Bu benim için çok farklı bir deneyim olmaya başladı. Ben zaten kendi antrenmanlarımı yaparken, bir de koşuya yeni başlayan insanlarla ya da başlamış da çok iyi koşan insanlarla tanışmaya başladım. Tabi koşulara sadece kadınlar değil, erkekler de geliyordu. Doğum günümün 2 gün sonrasında yaptığımız koşuda ise beni bir sürpriz bekliyordu! Koşuya tam 20 kişi katılmıştı! Bu inanılmaz bir şeydi. O koşuya gelen çoğu arkadaşımla hala koşuyoruz. Tabi o koşuda beni tatlı bir de sürpriz bekliyordu;  o gün biraz da duygulandım galiba. En dolu aylardan biriydi Ağustos. Çünkü biz 30 Ağustos’ta biraz farklılık yapalım diye, Abant Gölü’ne gidip, Zafer Koşusu yaptık.

2014-08-20 22.32.36

Eylül 2014
Eylül ayı bizim için yarışların başladığı ve en önemli dönemin geldiği ay oldu. İlk olarak Sevgi ile Afyon Frig Vadileri’nde 29K yarışına katıldık. İlk kez patika yarışına katılan bu iki Koşu Kadını, yarışı bitirmeyi hedeflerken 3. oluvermişti! Bu arada da Eylül ayında yeni insanlarla tanışmaya devam ettik. Bir yandan kendi antrenmanlarımızı yaparken, bir yandan da yeni tanıştığımız ve koşuya yeni başlayan arkadaşları motive etmeye çalışıyorduk.

2014-09-27 12.30.56

Ekim 2014
Havalar artık iyice soğumaya ve yağmurlu havalar gelmeye başladı. Ancak, farkındalık koşuları, 29 Ekim Cumhuriyet Koşusu, Kafes Fırın ile “Sağlıklı yaşam koşusu” derken, harika bir Ekim ayı geçirdik.

02

Bu arada benim Frig yarışında baş gösteren sakatlığım da ay sonuna doğru iyice geçmişti. Ekim ayındaki koşulara gelen pek çok Koşu Kadını ise şu anda “Koşu Kadını” ekibinde diyebiliriz. EVET! Artık Koşu Kadını bir ekip olmuştu! Bu arada tabiki aramıza pek çok erkek katılmaya çoktan başlamıştı ancak biz Ekim ayı içinde onları da dışlamamak için ekibin tümüne “Ankara Koşuyor” adını verdik.

2014-10-11 10.19.09-1

Kasım 2014
Kasım ayı bizim için 3 önemli organizasyonla geçti. İstanbul’daki Bu Kızlar Nereye Koşuyor ekibi ile ortak düzenlediğimiz “Ladies Only Run” büyük ses getirmişti.

2014-11-01 11.00.21

Hemen ertesi gün koştuğumuz Büyükada 11.2K yarışında ise, hayatında ilk kez yarış koşan arkadaşlarımız, harika işler çıkarmıştı. Arada ayrıca ODTÜ’deki Umut Koşusu’na katıldık. Kasım bizim için ayrıca İstanbul Maratonu demekti. Aramıza katılan erkek arkadaşlarımız da müthiş maraton dereceleri çıkarmıştı. Ben ise ilk 15K yarışımda en iyi derecemi koşmuş, ilerleyen zamanlardaki yarışlara göz kırpmıştım.

start

Sakatlıktan yeni kurtulmuş olarak hala tedirgin olsam da, benim için iyi şeyler olacağını düşünüyordum. Kasım ayında yaptığımız koşularda ise artık ekibimiz neredeyse kemikleşmeye başladı. Hepimiz mesafeleri iyi koşan ya da koşmaya çalışanlar bir araya gelmiş ve harika bir ekip olmuştuk.

kosu

Aralık 2014
Aralık ayı bizim için karar ayı oldu. Pek çoğumuz Runatolya’da farklı mesafelere kayıt olduk ve bunun için çalışma başladık. Artık haftada bir gün ciddi bir interval antrenmanı için bir araya gelmeye başladık. Cumartesileri kısa, pazarları da tempolu uzun mesafeler koşmayı kendimize misyon belirledik. Bunun dışında ise herkes kendi antrenmanlarına devam ediyor. Ayrıca artık yeni ve pek sevimli koşu tshirtlerimiz de var!

2014-12-25 19.16.47

Bu ay bizim için, basındaki görünürlüğümüz açısından da şanslı bir ay oldu. Vatan Gazetesi Pazar ekinde ve Runner’s World Dergisi kış sayısında kendimize yer bulduk.

2014-12-30 11.40.16

Ayın son Cumartesi günü ise, 27 Aralık Atatürk’ün Ankara’ya gelişi anısına yapılan Büyük Atatürk Koşusu’na katıldık (ve ciddi yokuş aşağı olan bu yarıştan sonra kendimizi sakatladık).

2014-12-30 11.40.00

Ayın son Pazar günü, Runner’s World ve Instagram’daki Günün Egzersizi hesabının ortak düzenlediği ve bizim de Ankara ayağını oluşturduğumuz yılın son koşusunda yine ve yeni farklı insanlarla tanıştık.

2014-12-30 11.39.50

2014 bitti 2015 geliyor
Tuttuğum kayıtlara göre 2014 yılında 1600Km’yi devirmek üzereyim. Bunun arasında 2 sakatlığı da düşünürsek, aslında hiç de fena değilim galiba. 2013 yılında 947 Km koştuğumu da düşünürsek, bu yılki kendimce iyi derecelerimi koşmam tesadüf değil sanırım. 2015 yılı için kendi adıma sadece Runatolia yarı maratonunu iyi bir derece ile koşmak gibi bir hedefim var. Bu arada da aşırı derecede aksattığım işleri de yavaş yavaş düzene koymak gibi bir de amacım var.

2014 yılında Koşu Kadını sayfası ve hesapları sayesinde çok harika insanlarla, koşucularla ve destekçilerle tanıştım. 2014 yılındaki en önemli başarım “Koşu Kadını” ve “Ankara Koşuyor” ekiplerinin oluşmasına ön ayak olmak olduğunu söyleyebilirim. Bu noktada bu ekibin oluşması için en az benim kadar emek harcayan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim. Bundan sonra, yeni yazılarda onların adını sık sık görebilirsiniz. 2015 yılı için ise arkadaşlarım şimdiden kendilerine hedefler belirledi bile! Half Ironman yarışına kayıt olan da var, Kapadokya Ultra Trail’e, İznik Dağ Maratonu’na kayıt olan da. Elbette zaman zaman antrenmanlarımız farklılaşacak ancak biz birbirimize güç veren bir ekibiz.

2014-12-30 11.43.29
(Görsel için Gül Hocaoğlu’na teşekkürler)

2015 yılı organizasyonları için ise şimdiden girişimlerimize başladık bile! Çok harika organizasyonlar ve birlikteliklerde görüşmek üzere..

Şimdiden bol koşulu iyi yıllar dilerim.
İlk Koşu Kadını Armağan

Reklamlar