Bu sayfada en çok sevdiğim şeydir deneyim paylaşmak. Bu yazıyı da karlı havada yaptığımız koşulara ayırmak istedim.

Geçtiğimiz haftalarda tüm Türkiye yoğun kar yağışı ile karşı karşıya kaldı. Ankara’nın ayaz akşamlarında koşmaya alışkın olan bizler için, karda koşmak yeni bir deneyim olacaktı. Malum, geçtiğimiz yıl doğru dürüst hiç kar yağmadı. Elbette yağsın, yağmasın demiyoruz ama…

Kar tam da interval yapacağımız akşam iyice bastırdı. Karda koşulur elbet ama koştuktan sonra evlere ulaşmak nasıl olacaktı? Özellikle benim gibi Ankara’nın yüksek kesimlerinde oturanlar için, şehre ulaşım karlı havalarda daha zorlayıcı oluyor. Biz de bunun üzerine, hafta içi, iç mekanda koşmanın daha doğru olacağını düşündük.

Hafta sonu havanın daha iyi olacağını umut ederek bir hafta geçirdik. Tabi bu arada bir gece -21 santigrad dereceyi de deneyimledik! Hafta sonu ise havanın daha sıcak olacağı bir saatte “koşmayı bir deneyelim” dedik ve cumartesi günü saat 2’de ODTÜ kampüste bir araya geldik. Karlar, yayaların geçtiği bazı bölümlerde hala yerdeydi. 4’er 5’er kat giyerek, hafif tempo bir 5K denemesi yaptık. İşin en güzel yanı ise, biz koşarken birden kar yağmaya başlamasıydı. Koşan arkadaşlarım ise uzaktan karlar altında çok güzel gözüküyordu! Sonuçta bir hafta aradan sonra, nispeten daha sıcak br havada (-6 santigrad derecede!) 5K koşumuzu yaptık.

2015-01-10 14.17.48

2015-01-10 14.18.24

Pazarları normalde Eymir Gölü’nde uzun ve tempolu koşular yaparız. Ama o hafta sonu, ulaşımı ve yerlerin bol karlı olmasını da düşünerek yine kampüste koşmaya karar verdik. Kampüste 12Km’lik bir jog attık.

2015-01-11 13.13.17-1

Sonunda da en güzide interval mekanımız Devrim Stadyumu’nda birkaç tur atarak koşumuzu tamamladık. Stadyum çevresi karlar altında her zamankinden daha güzeldi. Bembeyaz bir zeminde gözlerim kamaşarak koştum son kilometreyi.

devrim

Bu iki günde öğrendiğim şeyler oldu: Ben Ankara’ya kar yağmasını sevmiyorum! Kar benim için özellikle ulaşım problemi demek. İnsanların tahammül sınırının düşük olduğu Ankara gibi şehirlerde, kar gibi doğal afet gibi karşılanan doğa olaylarında trafiğe çıkmak bir işkence! Bu durumda, koşmak için, belirli bir yere gitmek zorunda olan biz Ankaralılar için ise ulaşım daha da büyük bir sorun. Yoksa Bolu gibi kışın karın yerden kalkmadığı bir şehirde büyümüş olarak, kar yağmasını elbette seviyorum.

Karda koşmaya gelince… Karın üzerinde koşmak çok keyifli ama onun için çok dikkatli olmak gerekiyor. Tabi kar bir miktar hızımızı düşürebiliyor ama yine de keyif için koşmak için çok güzel. Özellikle kar yağarken koşmak… “Bu havada koşulur mu, deli misiniz?” bakışlarını görmek ise, insana ayrı bir keyif veriyor. Elbette koşulur. Yürüyebiliyorsak koşabiliriz de. Yağan karın altında koşarken gözlerime giren kardan gözlerimin kapanması da cabası.

karda kosmak

Geçtiğimiz hafta ise tek sorunumuz interval antrenmanı yapacak mekan bulamamamızdı. Malum Devrim Stadyumu karlı ve karlar eriyene kadar öyle kalacak. Zaten toprak zemin olduğundan, karlar erise de bir süre daha çamurun geçmesini beklememiz gerekecek. Alternatif Anıttepe koşu parkuru ise buz tutmuştu. Her ne kadar karlar temizlense de, akşam olunca ister istemez buzlanma oluyor. “Önce güvenlik” diyerek, interval antrenmanı yerine geçtiğimiz hafta tempo koşusu yaptık.

Ankara hala soğuk ama biz artık soğukta koşmaya alıştık. Runatolya’ya da 6 hafta kalmışken, artık antrenmanlarımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Ankara’da görüşmek üzere!

Reklamlar