Antalya 2015 yarışlarına 4 gün gibi çok az bir zaman kaldı. Daha İstanbul 2014’te koştuğum derecenin bir hayal olduğunu düşünürken, kendimi Runatolia 2015 yarı maratonu için hazırlanırken buldum. Bu benim ilk yarışım değil ancak ilk yarı maratonum olacak. Bu yarışa yeteri kadar hazırlandım mı emin değilim açıkçası. 3 aylık hazırlık sürecinde, 4 kez hasta oldum ve hala hastayım. Bunların birinde ise 2 hafta hiçbir şey yapamadım.

Bazılarından şu cümleleri duyar gibiyim “e tabi karda kışta koştun, hastalandın!”. Bu cümle biraz doğru biraz yanlış; çünkü karda kışta zaten dışarı çıkacak durum olmadı. Zira en kötü olduğum dönemin bir gün öncesinde koşu bandında, yani içeride koşmuştum yine. Ama soğuk günlerde, kendimi yeteri kadar koruyamadığımı itiraf etmeliyim. Bu kış, önümüzdeki kış için yeteri kadar deneyim biriktirdim (bu arada limon suyuna zencefil boğaza çok iyi geliyor!).

2015-02-05 14.50.32

Sonuç olarak, Ankara’nın çok yoğun karlı günlerinde aksayan koşuları koşu bandında koşarak telafi etmeye çalıştım. Bu yarışa, haftada 4 gün ve belirli bir plan dahilinde 40Km üzerinde koşarak hazırlanmaya çalıştığımı söyleyebilirim. Yine de, eğer cumartesiye kadar düzelirsem ve yarı maraton koşmaya karar verirsem, Kasım 2014’te kendime koyduğum yarı maraton hedefine yakın bir sürede bitirebileceğimi umut ediyorum. (Hedefimi söylemiyorum, yarış bitince açıklayacağım.)

İlk Resmi Yarış
Arkadaşlarım arasında, ilk defa bir yarışa katılacaklar var. Onlar adına çok mutluyum! Çünkü biliyorum ki, bir kere yarış atmosferini yaşamak, sonraki yarışlar için onları daha çok motive edecek. Antalya kayıtlarının dolduğu belirtiliyor ama ülkemizde nitelikli yarışların sayısı giderek artıyor. Bu sefer olmazsa bir sonrakine katılabilirsiniz. Ayrıca, kayıt olmak demek, çip ve göğüs numarası almak ve derecenizin resmileşmesi demek. Kayıtları kaçırdıysanız da vaktiniz varsa gelip o ortamda, o atmosferi yaşayabilirsiniz.

2015-02-03 19.09.41

İlk yarış her zaman değerlidir. Çünkü o yarışta nasıl hissettiğinize bağlı olarak, sonraki yarışlar için hedef koyarsınız kendinize. Ancak, uzmanların da önerdiği gibi, mesafeleri birden uzatmak nasıl sakatlıklara yol açıyorsa,  hiç 15K üzeri koşmadan yarı maraton koşmak da sakatlanmanıza neden olabilir. O nedenle, her ne kadar, “aslında 10K koşabiliyorum, yarı maratonu da yaparım” deseniz de, siz siz olun yarı maratona kayıt yaptırmayın. Elbette yarı maratonu bitirirsiniz ancak sonuçta bedeniniz buna hazırlıklı olmadığı için sakatlanma riskinizi arttırmış olursunuz. Hele ki yakın zamanda koşmaya başladıysanız, ilk olarak 5-10K koşularına kayıt yaptırmanız en mantıklısı. Sizin için en uygun yarışı da, yarış takvimi sitesinden bulabilirsiniz.

İlk Ciddi Yarı Maraton
Becerebilirsem bu yıl Antalya’da geçen yıl koştuğum mesafenin 2 katından fazla bir mesafe koşacağım. Aslında Frig’de koştuğumuz 29K’yı saymazsak, hiç yarı maraton yarışı koşmadım diyebilirim. Geçen yıl Antalya’da 10K koşusunu, 56 dakikada bitirmiştim. Bu yıl tempolar arttı, mesafeler uzadı ama dediğim gibi antrenman düzenimde çok sık boşluklar oldu. Boşlukları farklı biçimlerde doldurmaya çalıştık. Örneğin, Ankara’nın en başarılı spor salonlarından biri olan Baselife Club bize kapılarını açtı ve 2 hafta üst üste ekiple ve birlikte güç antrenmanı yapmamızı sağladı. Soğuk havalarda sıkıcı koşu bandı antrenmanlarını da düşünürsek, hedef için çalıştığım zamanları verimli geçirdiğimi söyleyebilirim. Bu yarışta da elimden gelen en iyi biçimde koşmayı deneyeceğim.

2015-02-10 19.27.16-1

Tabi şunu unutmamak gerek; ben profesyonel sporcu değilim. Akademik hayatı olan ve koşmaktan zevk alan bir Koşu Kadını’yım. O nedenle, beni benden başka kimsenin “kötü koştun” diye eleştirmesi, benim için çok da bir şey ifade etmeyecek. Zira benim tek yarışım kendimle.

2015-02-14 13.21.15

Son olarak da şöyle bir internet araştırması yapsanız göreceksiniz ki çok farklı yarış önerileri var. Ben de kendimce bazı planlar yaptım. Yarı maraton uzun bir mesafe ve daha önce İstanbul’da yaptığım su içmeme hatasını bu kez yapmayacağımı umut ediyorum. Mesafenin uzun olması dolayısıyla, yarış boyunca enerjiye ihtiyacım olacak, ki bunu bu kez hurma-ceviz ikilisinin yanı sıra enerji jeli ile destekleyeceğim. Bu arada, daha önce hiç enerji jeli denemediyseniz, yarış sırasında denemek iyi bir fikir değil. Bildiğiniz besinleri tüketmeniz daha doğru olacaktır. Ayrıca yarışa hızlı başlamak, laktik asidin çok erken birikmesine neden olacağı ve yorgunluk hissi yaratacağı için, yarışa hedeflenen tempodan daha yavaş bir tempoyla başlamak, enerji tasarrufu açısından da doğru bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor.

Bu yarışta da yanımda birlikte antrenman yaptığım arkadaşlarım olacak. Onların da desteğiyle iyi bir sürede yarışı bitireceğimi düşünüyorum. Koşu Kadını olarak biz Runatolia sonrası yeni planlarla koşmaya devam edeceğiz.

Sevgiyle,
İlk Koşu Kadını Armağan

Reklamlar