İnsanın hüzünle sevinci bir arada yaşadığı durumlar çok nadirdir. Ben de bu yazıya başlarken aslında her iki duyguyu da bir arada yaşıyorum. Nedenlerini yazıyı okudukça göreceksiniz. Yine de, Antalya 2015 yarışlarının ekibimiz için çok çok iyi geçtiğini ve katılan tüm arkadaşlarımın müthiş derecelerle koştuğunu söylesem yalan olmaz. Yazıya başlarken hepsini bir kez daha kutlamak isterim.

Yarı Maraton (!) Maceram
Geçtiğimiz hafta yazdığım yazıda, aslında bir yarı maraton hedefim olduğunu ve bu hedefi bu hafta açıklayacağımı yazmıştım. Aslında hala aynı hedefi koruyorum, çünkü ben bu yıl hedeflediğim gibi Antalya’da yarı maraton koşamadım! Geçtiğimiz hafta yeniden başlayan korkunç soğuk algınlığı ve faranjit durumu, son dakika çırpınışlarıma rağmen, cumartesi günü yola çıkana kadar kendini korudu. Arkadaşlarım karbonhidrat yüklemesi yaparken, ben akşamları çorba, ilaç ve uyku yüklemesi yapıyordum. İlaçların yanı sıra, denemediğim bitkisel karışım da kalmadı ama artık cuma gününe geldiğimde yarı maraton koşamayacağım kararını vermiştim. Hem fiziksel hem de zihinsel olarak güçsüzdüm. Koşarsam hastalığım daha da kötü olabilirdi ve kötü koşacağım için kendimi daha da kötü hissedecektim. Son günlerde arkadaşlarıma da artık “ben yarı maraton koşamayacağım” demeye başlamıştım.

2015-02-26 21.46.14-1
(Emektarlar)

Ekip farklı günlerde yola çıktı ancak cumartesi günü ortak bir saatte çiplerin dağıtıldığı Terra City Alışveriş Merkezi’ne ulaştı. Ben yarı maraton için hedefi kalmamış biri olarak, gidip yarı maraton kitimi ve tshirtümü, ve talihsiz bir kaza sonucu ayağını sakatlayan Esra’nın çip ve tshirtünü aldım. Ayrıca tüm gelen arkadaşlarla da buluşup, günün geri kalanında son karbonhidratları tükettik ve otellere çekildik.

Ben o gün, gün boyunca, yaptığım hataların (ki bence aslında çok da hata sayılmaz) sonucu olarak, buruk ve heyecansız biçimde odama döndüm. Bizi İstanbul’dan sürekli destekleyen Kamil, “10K koş ama 55 dakikanın altına inme sakın” diye telkinde bulunmuştu. Madem öyle, zaten bir hedefim de yok, acaba ilk 10K yarışını koşan arkadaşlarla mı koşsam diye düşünmeye başladım ve galiba sabah buna çoktan karar vermiştim. Sabah uyandığımda, belki de onları 1 saatin altında koşmaya motive ederim heyecanıyla giyindim ve hep birlikte yola koyulduk.

2015-03-01 08.16.19

Yarış alanına nispeten erken ulaştık ve ekip toplanmaya başladı. Ekip toplandıkça fotoğraf sayısı ve heyecan artıyordu. O sabah Antalya inanılmaz sıcaktı. Geçen yıl, bir miktar üşüdüğümü hatırlıyorum ama bu yıl hissedilen sıcaklık 20 santigrad derecenin üzerindeydi sanıyorum. Yarıştan önceki dakikalar, bol enerjili, bol sohbetli ve eğlenerek geçti. Ben bu arada, ilk yarışını koşacak Anıl ve Şebnem’e onlarla koşacağımı da çoktan söylemiştim. Hedef olarak da 1 saatin altında koşmayı koymuştuk. Ben belki 59 dakikanın altında gibi bir süre olabilir diye düşünmüştüm, çünkü ikisi de en iyi 10K’sını 1:03 koşmuştu. Yarış heyecanıyla ve gazla 5 dk altına çekebiliriz diye düşünmüştük. Tabi yanımızda, snowboard kraliçesi Seda da vardı.

2015-03-01 08.32.24-1

Yarış Anları
Geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da önce maraton ve yarı maratonların startı verildi. Biz de start noktasına yavaş yavaş geçmeye başladık. Yaklaşık 20 dakika sonra ise, 10K’nın startı verildi. Baştan anlaşmamı yapmıştım; önceleri yavaş gideceğiz, hızlanmak yok, son 3K’da biraz daha hızlanıp, 1 saatin altında koşacaktık. Tempoyu ben veriyordum ve kontrol bende olacaktı.

start

İlk kmyi 6:09 gibi bir süreyle geçmiştik ve tempoyu yavaş yavaş düşürmeye başlamıştık. Biz Anıl ile öndeydik, bir adım arkamızda ise Seda ve Şebnem vardı. İlk 5Km boyunca sürekli arkamızdalar mı diye kontrol ediyor, “iyi misiniz?” diye soruyordum. Seda 4.kmde biraz geride kalmıştı ama biz 3ümüz yolumuza devam ediyorduk. 6.kmyi geçtiğimizde ise Şebnem’in de biraz yavaşladığını gördüm ama biz Anıl’la yolumuza devam ettik. Ortalama tempomuz ise o sırada, 5:55 civarıydı. 7.km’ye yaklaştığımızda, Anıl’ın biraz yorulduğunu gördüm. “Haydi Anıl, az kaldı, yarısı geçti son kmlerdeyiz” gibi destek olmaya çalışıyordum. Sonra saatime baktım, tempomuz hala 5:56-5:55 arası gidip geliyordu. Son 3.kmye geldiğimizde, “Haydi bu tempoyu koruyalım, 1 saatin altındayız şu anda” dedim. Anıl yavaştan sıcağın da etkisiyle bırakma eğilimine girmişti ama elimden geldiğince motive etmeye çalışıyordum. “Haydi son, son dönüş, son yokuş, son 500 metre, haydi bak stadda son 1 tur gibi düşün” derken finishe varmıştık! Ve evet! 59:02 gibi tahminlerimde bir sürede yarışı birlikte bitirmiştik! Ve bu süre benim, ilk resmi 10K yarışımdan daha iyi bir dereceydi.

2015-03-02 14.05.08

Ben kendi adıma, hiç böyle bir şey yapmamıştım. Anıl’ın mutluluğunun yanı sıra, böyle bir amaca ulaşmak için birine destek olmak fikri ve çabası, o gün yarı maraton koşamama mutsuzluğumu alıp götürmüştü. Ayrıca, yarışı kendi adıma değil, bu yılın başında talihsiz biçimde sakatlanan Esra için koşmuştum. Benim için diskalifiye olmak ya da yarışı hiç koşmamış sayılmak, şu anda yaşadığım mutluluğun yanında bir hiçti! İlk yarışını koşan, ama her seferinde bizimle birlikte antrenmanlara gelip, kendini geliştirmeye çalışan Anıl’ı bir kez daha buradan tebrik ediyorum.

Ekibin Başarıları
Yarışı bitirip de artık ekibi beklemeye başladığımızda, ilk Nilay’ı ve Gurur’u gördük. Onlar da kendi istedikleri derecelere yakın sürelerde 10K yarışını çoktan bitirmişlerdi. Sonrasında, sakat ayağına ve maratondan sonra neredeyse hiç koşmamış olmasına rağmen müthiş bir yarı maraton koşan Emre geldi. Sadece yüzme antrenmanlarıyla, koşu derecesini bile iyi gelmişti. Ondan hemen sonra da 1:36 süreyle yarı maratonu Ali bitirdi. Biz o arada hemen gidip üzerimizi değiştirip, artık yarı maratonu 1:45 civarı koşmayı hedefleyen arkadaşlarımızı beklemeye başlangıç noktasına gittik. Beklemeye başladığımızdan yaklaşık 4-5 dakika sonra, Mete’yi gördük, hemen arkasından müthiş bir hızla, rüzgarın kızı gibi Sevgi ve destekçisi Kamil geliyordu. Sevgi o kadar odaklanmıştı ki bizi göremedi bile! O an Sevgi ve Kamil’i o şekilde gördüğümde biraz gözlerim de dolmuş olabilir…

sevgi2

Hemen arkasından Kubilay ve hemen arkasından da Serkan geldi. Birlikte antrenman yapan ekibin birbirine bu kadar yakın yarı maraton dereceleri ile bitirmeleri de müthişti. Koşarak Sevgi’nin yanına gittiğimde, zafer sarhoşu gibiydi. “Armi! 1:44 koştum” dedi. Her zamanki gibi, tahmin etmiştim! Yarı maratona ilk hazırlanmaya başladığımızda, sen 1:50’nin altında koşarsın demiştim de inanmamıştı!

Biz yavaştan ekibin kalanını beklemek üzere, sabah toplandığımız noktaya gittik. O sırada da Betül, Seda, Şebnem, Onur ve yine ilk yarı maratonunu koşan Gül ve Başak’ı beklemeye başladık. Onur’un da hemen hemen aynı anda bitirmesini beklerken, üzücü bir şekilde, yarış sırasında, dehidrasyon sorunu yaşadığını ve acile kaldırıldığını öğrendik. O sırada Gül ve Başak da müthiş bir başarıya imza atarak, yarı maratonlarını bitirmişti.

2015-03-01 11.15.02

Ekip toplanmış, bir tek maraton koşan Tolga ve yarı maraton koşan Onur kalmıştı. Sevincimiz buruklaşmıştı artık. Şebnem’i alıp, durumunu öğrenmek üzere hastaneye gittiğimizde, su kaybına bağlı olarak, tansiyon düşüklüğü ve zorlanmadan dolayı bayıldığını öğrendik. Onur 1 gece hastanede kalmak durumunda kaldı. Bir miktar organizasyonun su istasyonları eksikliğinden de kaynaklandığını düşündüğümüz bu sorun (ki kendisi 16.km’de böyle bir sorunla karşılaşıyor) bizi oldukça korkuttu. İyi dereceler koşmanın neşesi bir anda gidivermişti sanki. Neyse ki şu anda durumu gayet iyi ancak hepimiz gibi biraz dinlenmeye ihtiyacı var.

2015-03-01 08.20.56

Son olarak, Koşu Kadını olarak katıldığımız bu organizasyonda, derecelerimizi listelemeden edemeyeceğim:

  • Sevgi; Yarı maraton; 1:44:42 süre ile kadınlarda 23. ve kişisel en iyi yarı maraton (355 kadında)
  • Betül; Yarı maraton; 1:52:57 süre ile kadınlarda 53.ve kişisel en iyi yarı maraton (355 kadında)
  • Gül; Yarı maraton; 2:17:03 süre ile kadınlarda 205. ve kişisel en iyi yarı maraton (355 kadında)
  • Başak; 2:23:22 süre ile kadınlarda 244. ve kişisel en iyi yarı maraton (355 kadında)
  • Özge; Yarı maraton; 2:33:11 süre ile kadınlarda 285. ve kişisel en iyi yarı maraton (355 kadında)
  • Nilay; 10K; 53:06 süre ile kadınlarda 26. (1082 kadında)
  • Anıl; 10K; 59:02 süre ile kadınlarda 102. ve kişisel en iyi 10K (1082 kadında)
  • Seda; 1:02:51 süre ile kadınlarda 192. ve kişisel en iyi 10K (1082 kadında)
  • Şebnem; 1:02:52 süre ile kadınlarda 193. ve kişisel en iyi 10K (1082 kadında)
  • Merve; 10K; 1:13:07 süre ile kadınlarda 480. (1082 kadında)
  • Mine; 10K; 1.17:21 süre ile kadınlarda 592. (1082 kadında)

Her ne kadar kadınlardaki sıralamalarımıza baksak da, aslında bizim için önemli olan kişisel en iyi derecelerimizi koşmaktı! Bu organizasyonda, bizimle birlikte antrenman yapan tüm Ankara Koşuyor ekibi ve yarışa katılan erkekleri de müthiş ve en iyi derecelerini koştu. Hepsini tek tek tebrik etmek ve ayakta alkışlamak gerek. Bu sürelerde koşmamızı sağlayan, Ankara Koşuyor ekibi ile koşan tüm diğer arkadaşlarımızın dereceleri ise şöyle:

  • Tolga; Maraton; 3:26:52 süre kişisel en iyi maraton
  • Emre; Yarı maraton; 1:35:21 süre  kişisel en iyi yarı maraton
  • Ali; Yarı maraton; 1:36:18 süre ile kişisel en iyi yarı maraton
  • Mete; Yarı maraton; 1:44:22 süre ile kişisel en iyi yarı maraton
  • Kubilay; Yarı maraton; 1:44:58 süre kişisel en iyi yarı maraton
  • Serkan; Yarı maraton; 1:45:04 süre ile kişisel en iyi yarı maraton
  • Cantekin; Yarı maraton; 1:59:15
  • Kadir; Yarı maraton; 2:04:18 süre ile kişisel en iyi yarı maraton
  • Gurur; 10K; 43:56 süre ile kişisel en iyi 10K (ve erkeklerde 33.lük)
  • Suha; 10K; 52:20
  • Uğur; 10K; 1:06:40 süre ile kişisel en iyi 10K

Ve bendeniz, Armağan, tüm bunları yazabiliyor olmanın gururuyla, kendi çapında en iyi yarış deneyimi.

Bu organizasyonda kendimiz için iyi-kötü çok iyi deneyimler biriktirdik. Ben kendi adıma, 3 aylık kış hazırlık döneminde, iyi hazırlanıp sonrasında koşamadığım bir yarı maratondan sonra, kendimce yeni kararlar aldım. Artık yeni organizasyonlar ve yarışlar için daha güçlü ve emin adımlarla ilerleyebileceğiz. Ancak şimdi bize biraz müsaade, bir süre dinleneceğiz.

Tüm ekibe teşekkür ediyorum; siz olmasanız motive olamazdık, motive olmasak koşamazdık!

Sevgiyle,
Armağan

Reklamlar