Koşu Kadını

Hızlı adım atma ve ötesi

Berat’ın Hikayesi

Kapadokya Ultra’da 30K Koşmak
Nereden başlamak gerek bilemiyorum. Sanırım bundan 3 yıl önce bugünü anlatsalar gülerdim. Tabi gülerdim çünkü 3 yıl önce 92 kilo olan ve günde 2 paket sigara içen bir kadındım. Oysa bugün dile kolay Kapadokya Ultra Trail’da 30K yarışını bitirmiş bir kadınım. Tarifi kelimelerle anlatılmaz sanırım ama deneyeceğim.

Koşmaya 3 ay önce başladım. Kısa kısa mesafeler koşarım derken mesafeler uzamaya başladı ve ilk yarış kaydımı büyük çılgınlık yapıp İstanbul Maratonu’nda 42 km olarak yaptırdım. Kendime bir yarış programı buldum ve bugüne kadar koşu programına hep sadık kaldım. İnternetten Kapadokta Ultra Trail yarışını görünce harika bir antrenman fırsatı olacağını düşündüm. Tabii antrenmandan daha fazlası vardı orada.

01

Yarış Ürgüp’ten başlıyordu. Ürgüp’e Cuma akşamı vardım. Organizasyon yerine vardığımda brifing devam ediyordu. Oldukça heyecanlıydım. Eşim oğlum ve koşu arkadaşım (aynı zamanda görümcem olur kendisi) makarna partisine katıldık. Çok hoş bir ortam vardı. Büyüleyici bir mekânda ilk resmi koşum olacaktı ve yerimde duramıyordum. Tahmin ettiğim gibi o gece heyecandan uyuyamadım.

560157_10152786987898069_8986633737477444997_n

Bizim koşumuz saat 10 da başlayacaktı. Sabah 8’de kahvaltımızı yaptık. Son hazırlıklar vs derken zaman nasıl geçti anlamadan kendimi start çizgisinde buldum. Koşu başlar başlamaz ilk aksilik yaşandı ve su torbam açıldı. Yeniden düzeltmek zaman kaybettirdi bize ama arayı çabuk kapattık. Aslında koşu öncesi parkuru defalarca incelemiştim. Parkur 3 kısımdan oluşuyordu ve bana göre en zoru 2. kısım gibi görünüyordu. Ne de olsa toplamda 1450 rakıma ulaşacaktık ve bu da bayağı dik yokuşlar anlamına geliyordu. Verilen haritalarda en dik yokuşların 2. kısımda olduğunu var sayarak ilk bölümde kendimi fazla yormadan ilerlemek niyetindeyim.

Planım doğrultusunda ilerlemeye gayret gösteriyordum. İlk kısım benim açımdan güle oynaya geçti denebilir. İlk mola yerine vardığımda eşimle oğlum karşıladı beni. Onları görmek büyük motivasyondu zaten. Kendimi de oldukça iyi hissediyordum. Bir dilim portakal alıp fazla oyalanmadan tekrar yola koyuldum.

10516775_10152790315988069_6886980882142878204_n

İkinci kısım başlarda bayağı zorladı. Özellikle yerleşim yerinden çıkıp araziye ulaştığımızda dik tırmanış bizi bekliyordu. Koşmak benim için imkânsızdı! Yokuşların neredeyse tamamını yürüyerek geçtim. Bu durum aslında benim için moral düşüklüğü yaratmadı, çünkü herkes benimle aynı durumdaydı. Oraya kadar 6-7 kişilik bir grupla beraber koşmuştuk. Tempolarımız yakındı ve eğlenceli geçiyordu. Birbirimize yardım ettiğimiz zamanlar da oluyordu. Bu noktada muhteşem bir organizasyon olduğunu tekrar belirtmeliyim. Hiç yolumuzu kaybetmedik. İşaretlemeler yerli yerinde ve gayet yeterli olmuştu. Hiç sıkıntı yaşamadan ilerliyorduk. Tırmanış bitince kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir patikaya ulaştık. Bu patika güzelliği kadar zorlayıcıydı da çünkü yol çok dar ve ani iniş çıkışlı bir yoldu. Şahsen ben 3 kez ayağım burktum. Yol öyle dardı ki çevredeki muazzam güzelliğe çok az bakabildim.

10606196_10152790318698069_1221391355964445735_n

İkinci istasyona vardığımda suyum bitmiş, enerji tükenmişti. Devamlı dur kalk yapmaktan kaslarım ciddi ağrıyordu. Bir önceki gece heyecandan uyuyamadığım da düşünülürse (sanırım 3 saat uyumuştum) bunun etkilerini hissediyordum artık.

Mola yerinde gereğinden fazla oyalanınca koşu grubundan ayrılmış olduk. 3. kısma başlamak acı vericiydi. Tempo düşmüş yol gözümde büyümüştü. 3. Kısım planlarıma göre kolay kısımdı ama en zoru buydu sanırım. Arazi yer yer öyle dikleşti ki tırmanmak epey zorlaştı. Ciğerim yanıyor, bacaklarım beton dökülmüş gibi yerinden kalkmıyordu. Benim için gerçek savaş buradan sonra başladı aslında. Kendimi oyalamaya çalıştım hep. Yanından geçtiğim üzüm bağlarına ve peri bacalarına odaklanmaya çalıştım. Bitiş çizgisini eşimi oğlumu düşündüm: orada beni bekliyorlardı.

Haritadan baktığımda bir otoyolu geçince finale yaklaşacağımı biliyordum, ama bir türlü o yola ulaşamıyordum. Nihayet yağmur da çiselemeye başlayınca sinirlerim daha fazla dayanamadı ve ağlamaya başladım. Hem ağlıyor, hem koşmaya çalışıyor, hem de kendimi şartlara alıştırmaya çalışıyordum. Yolu görüp, yolun karşısında eşimi de görünce yeniden canlandım. Sanki bundan sonrası yokuş aşağı gibi görünüyordu gözüme. Ve ben hızlanmıştım, hatta önümde bir kaç kişiye geçmiştim ta ki kaya kapıya kadar. (İsmi sanırım buydu: kaya kapı). Yokuşu tırmanmak bana inanılmaz zor geldi.

110K koşanlardan biri hemen önümde o kapıya tırmandı ve yere oturdu. Bir terslik vardı sanırım. Adını ya da göğüs numarasını hatırlamadığım için kendime çok kızıyorum. Enerji barımın olduğunu ve verebileceğimi söyledim. Midesinin kötü olduğunu söyledi. O noktada onu bırakmak zorunda kaldım, ama umarım o kadar geldikten sonra bitirmeyi başarmıştır.

10006923_10152790316043069_3171875276311873930_n

Tırmanış bittikten sonra inişe geçtik hesaplarım son 1Km kaldığını gösteriyordu. Yeniden hızlanmıştım içimden “bekle beni finiş geliyorum” diyordum. Bir yandan sevinçten ağlıyor, bir yandan gülüyordum. “Bir daha koşmak mı tövbe olsun” derken bunları yapmak! Çok karmaşık duygulardı, ama bunu sanırım tarif edemem.

Finişe ulaştığında gözüm sadece eşime ve oğluma kitlendi. Eşime sarıldığımda yeniden ağlamaya başladım. Ama bu seferki mutluluktandı. BAŞARMIŞTIM! “İşte Ürgüp Ultra Trail 30K yendim seni” dedim. 30K yarışına katılan kadınlarda da 12.olmuştum.

4 saate yakın koştuğum gruptan (Koşankara) bir kadın arkadaşımızın bana sarılması ve “bitti artık başardın” demesi tarifsiz bir şeydi. Birlikte zor bir şeyi başarmıştık.

Kendimle ve bu yarışı bitirebilen tüm arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Yarıştaki atmosfer inanılmazdı. Çok iyi atletlerle aynı ortamda bulunmak bile heyecan vericiydi. Koşarken “bir daha koşmak mı?” demiştim ya gülüyorum kendime. Yarış biter bitmez yeni yarışları kaydımı yaptırdım. İstanbul Maratonu ve Runatolia’dan sonra İznik Ultra Dağ Koşusu’nda da görüşmek üzere!

Berat Özel

Reklamlar

One thought on “Berat’ın Hikayesi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: