Ara

Koşu Kadını

Hızlı adım atma ve ötesi

Runatolia 2016

Yine kara kıştan sonra Antalya’da koşulan bir yarış… Bu kez ayrı bir keyif, ayrı bir mutluluk.

2014 Mayıs ayında Koşu Kadını sayfasına yazmaya başladığımda, Antalya’da ilk yarışımı çoktan koşmuştum. O zamanki yazıma tekrar baktım; ilk KM’yi 5:29 geçmiş ve kendime “eyvah” demişim ve sonunda yarışı 56:45 sürede bitirmişim. Geçen yıl ise, onca hastalığın sakatlığın arasında yarı maraton koşmayı hedeflerken, son hafta yine grip olup yarı maraton koşamayacağımı anlayınca Anıl’la 10K koşmaya karar vermiştim. O yarışın ikimiz için de bir dönüm noktası olacağını tabiki bilmiyordum.

2015-03-02 14.05.08
Continue reading “Runatolia 2016”

Yürü/Koş Programından Yarı Maratona

2016 yılı başladığından beri, işlerimin yoğunluğundan yazı yazmaya pek vakit bulamadım, ama oldukça fazla konu biriktirdim. İlk fırsatta hepsini yazıya döküp, teker teker paylaşacağım. Bu arada çok güzel gelişmeler oldu! Mesela, geçen yıl Runatolia’da 10Km’yi birlikte el ele bitirdiğim Anıl, inanılmaz işler yapmaya başladı. Bu yıl da Runatolia’da yarı maraton koşacağız ama o benden daha hızlı gidecek!

2015-03-02 14.05.08

Anıl’dan hikayesini yazmasını rica ettim. O da ilham verici hikayesini yazdı. Umarım sizler için de birer ilham kaynağı olur!
Continue reading “Yürü/Koş Programından Yarı Maratona”

Koşup Kilo Vermenin Sırları

Ekim 2015’te, Kapadokya Ultra Trail’de 36Km koştuktan sonra, fotoğraflara şöyle bir baktım. Aslında kilolu olduğum söylenemezdi. Ama her koşucunun başına gelebileceği gibi, ben de koşmaya başladıktan sonra kilo almıştım! Sebebi de, sanki çok gerekliymiş gibi, “nasılsa koşuyorum” diye, daha çok yemeye başlamıştım. Daha önce bir kere daha aynı hataya düşmüş, sonrasında 3 kilo vermiştim. Tabi bu durumu sürdüremedim, çünkü kafa yapımı değiştirememiştim.

12239990_958920177487710_2148727478738909625_n
(Ekim 2015)

Continue reading “Koşup Kilo Vermenin Sırları”

2015’e veda ederken…

Bu yıl çok koşturduk, çok koştuk… Bazen sevildik bazen acımazsızca eleştirildik. Bazen takdir edildik, bazen yerildik… Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha devirdik. Bugün yıl dönüyor. Yarın yine (umarım) yaşadığımız, nefes alıp verdiğimiz bir gün olacak.

Yılın bu son gününde, geçen yıl yaptığım gibi neler yaptığımızı anlatmak istemedim. Onu 2.yaş günümüze saklıyorum. Sadece bu yılın da, geçen yıl olduğu gibi yarışlarla dolu bir yıl olduğu özetini yapmak istedim. Ama farkettim ki, bu yıl en çok İstanbul’da koşmuşum. 2016’da İstanbul dışındaki yerel yarışlarda koşmak belki daha eğlenceli olabilir.

Herkese sağlıklı, mutlu ve spor dolu bir yıl diliyorum!

IMG_3519.JPG

Armağan

Bir Yüzücü Gözünden Spor Sakatlanmaları

Her zaman söyleriz, “çapraz antrenman” önemlidir diye. Ben de son zamanlarda, koşunun yanında yüzerek, (ki aslında düzenli spor yapmaya ilk olarak yüzmeyle başladım) çapraz antrenman yapmaya çalışıyorum. İmren’le de bundan 7-8 yıl önce, ben yüksek lisans yaparken tanıştım. O tabi o zamanlar henüz üniversite öğrencisiydi.  O zamandan beri de tanırım kendisini. Hatta ben Türkiye’de koşmaya devam etmeye çalışırken, İmren yokuşları dev güçlü çıkıyordu. Şimdi ben tekrar yüzmeye başladım, o ise koşuya başladı. Karşılıklı bir alışveriş söz konusuyken, İmren’den bu sayfa için bir yazı yazmasını, hatta mümkünse yüzmeyle ilgili bir yazı yazmasını istedim. O da çok muzdarip olduğu bir konuyu, “spor sakatlanmaları” üzerine bildiklerini yazmak istedi. Söz kendisinindir:

image
Continue reading “Bir Yüzücü Gözünden Spor Sakatlanmaları”

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑